Enemy One Online Forum Komunitesi

HOŞGELDİN ZİYARETÇİ, SENDE ENEMY*ONE FORUMUN KEYFİNE VARMAK İSTİYORSAN ÜYE OL VE ARAMIZA KATIL


...E*O Forum...
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Aziz Şehitlerimizin Anısına: Allah Türk'ü Korusun ve Yüceltsin!

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
AyumiyO
Yöneticiler
Yöneticiler
avatar

Uyarıları Uyarıları : UyarıYok
Ruh Halin Ruh Halin : agresif
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 997
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 05/03/10
Yaş Yaş : 22
Nerden Nerden : evden
Altın Paketi Altın Paketi : GoldBarPaketi
Ödülleri Ödülleri : ForumKupası

MesajKonu: Aziz Şehitlerimizin Anısına: Allah Türk'ü Korusun ve Yüceltsin!   Paz Tem. 04, 2010 7:35 pm

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

devamını sonra eklicem....


[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
AyumiyO
Yöneticiler
Yöneticiler
avatar

Uyarıları Uyarıları : UyarıYok
Ruh Halin Ruh Halin : agresif
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 997
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 05/03/10
Yaş Yaş : 22
Nerden Nerden : evden
Altın Paketi Altın Paketi : GoldBarPaketi
Ödülleri Ödülleri : ForumKupası

MesajKonu: Geri: Aziz Şehitlerimizin Anısına: Allah Türk'ü Korusun ve Yüceltsin!   Paz Tem. 04, 2010 7:49 pm

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


Olur ya bir gün bir çatışmada ölürsem,
Sakın ola arkamdan yas tutmayın.
Bırakın beni toprağımda rahat uyuyayım,
Bedenimden kamuflajlarımı çıkarmayın,
Onlar benim gururumdur!
Onlar benim ölünce kefenim olacak,
Başımdan mavi beremi çıkarmayın,
O benim şanım şerefim olacak!
Ayağımdan botları çıkarmayın,
Onlar nice dağlar yollar aşacak.
Şehit olursam Sırat Köprüsünden geçecek,
Elimden tüfeğimi almayın,
O benim namusumdur,
Mezarımda sembol olacak!
Sakın ola yaramın kanını silmeyin
Ahiret’te benden hesabı sorulacak.
Göğsümden kör kurşunu çıkarmayın.
O benim madalyam olacak.
Olur ya bir gün ölürsem
Sakın ola arkamdan yas tutmayın.
Ağlamayın sakın.



[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
AyumiyO
Yöneticiler
Yöneticiler
avatar

Uyarıları Uyarıları : UyarıYok
Ruh Halin Ruh Halin : agresif
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 997
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 05/03/10
Yaş Yaş : 22
Nerden Nerden : evden
Altın Paketi Altın Paketi : GoldBarPaketi
Ödülleri Ödülleri : ForumKupası

MesajKonu: Geri: Aziz Şehitlerimizin Anısına: Allah Türk'ü Korusun ve Yüceltsin!   Paz Tem. 04, 2010 7:51 pm

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


Bilmiyorum başka diyarlarda da var mıdır böyle vatanı uğruna ölüme meydan okuyan insanlar. Yirmi yaşına gelmiş ömründe silah dahi görmemiş insanlar... Bu gençler bu çocuklar 'Peygamber Ocağı' denilen yere varınca hepsi birer dağ kesilir canavar olurlar Allah'ın izniyle... Hani 'Her Türk Asker doğar' sözünü doğrularcasına...

Körpecik bedenleriyle sarılırlar silahlara çarpışırlar dağlarda yeryüzüne meydan okurcasına...Ölüme gidenler değil arkada kalanlar da böyledir. 20 yıldır gözü gibi baktığı evladını vatan için askere gönderen ve evladının şehadetinde "Vatan Sağolsun" diyebilen analar babalar sevgililer...

Şırnak Dağlarına doğru

İlkbahar yaklaştıkça Şırnak dağlarına operasyon hazırlıkları başlar. Hain avına çıkarlar Cudi'ye Gabar'a Düğün Dağı'na. Hainin olduğu her yere dağa taşa operasyon başlar. Her asker sanki dağlara meydan okurcasına koyulur yollara elinde silahı sırtında çantası gönlünde vatan aşkı. Yusuf diye bir arkadaşım vardı pehlivan gibi. Hani öyle üç beş çakala pabuç bırakmayacak sözde değil özde delikanlı bir adam. Operasyona gidiyordu 35 kiloluk sırt çantası sırtında elinde g3 piyade tüfeği. Vedalaştık belki de son defa görecektik birbirimizi.

Onlar yola koyuldular bize yakın bir yere pusu atacaklardı. Biz de bütün gece hazır kıta bekleyecektik. Saat 12'ye yaklaşmış ve gözetleme sırası bana gelmişti. Her şey normaldi yıldızlar her zamanki gibi parlak gece her zamanki gibi sessizdi. Sessizlik Pkk'nın hain taciziyle bozuldu. Yaklaşık kuş bakışı 15 km ileride pusu atan arkadaşlarımıza taciz başlamıştı. Çatışma başlamıştı gözümüzün önünde. Silahlar konuşuyordu adeta. G3'lerin sesini mg3'ler bastırıyor ara sıra el bombaları patlıyordu. Çarpışıyorlardı Yusuflar Aliler Mehmetler... Biz her ne kadar kendimizi parçalasak da elimizden bir şey gelmiyordu. Dinliyorduk sesleri ve dua ediyorduk Allah'a sağ salim gelsinler diye.

Sesler kesildi nihayet. Daha 5-6 saat önce pusuya gönderdiğimiz arkadaşlarımıza bir şey olup olmadığını öğrenmek için telsizden kulağımızı ayıramıyorduk. "İnşallah" diyorduk "kimseye bir şey olmamıştır." Pkk her zamanki gibi taciz atışlarını yapmış ve kaçmıştı. Komutan "her şey yolunda kimseye bir şey olmamış" deyince dünyalar bizim oldu. Sabah gün ışığının ağarmasıyla pusudakiler dönüş yaptı. Yusuf'u ve diğerlerini görünce sanki yeniden gelmiştim dünyaya. Sarıldık birbirimize ağladık tutamadık göz yaşlarımızı. Çünkü söz vermiştik birbirimize beraber gidecektik ölüme de evlerimize de...


[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
AyumiyO
Yöneticiler
Yöneticiler
avatar

Uyarıları Uyarıları : UyarıYok
Ruh Halin Ruh Halin : agresif
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 997
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 05/03/10
Yaş Yaş : 22
Nerden Nerden : evden
Altın Paketi Altın Paketi : GoldBarPaketi
Ödülleri Ödülleri : ForumKupası

MesajKonu: Geri: Aziz Şehitlerimizin Anısına: Allah Türk'ü Korusun ve Yüceltsin!   Paz Tem. 04, 2010 7:52 pm

Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor !


Şehitler tepesi boş değil
Biri var bekliyor.
Ve bir göğüs nefes almak için;
Rüzğar bekliyor.
Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye;
Yattığı toprak belli
Tuttuğu bayrak belli
Kim demiş meçhul asker diye?
Destanını yapmışkasideye kanmış.
Bir el ki;ahretten uzanmış
Edeple gelip birer birer öpsün diye faniler!
Öpelim temizse dudaklarımız
Fakat basmasın toprağa temiz değilse ayaklarımız.
Rüzğarını kesmesin gövdeler
Sesinden yüksek çıkmasın nutuklarkasideler.
Geri gitsin alkışlar geri
Geri gitsin ellerin yapma çiçekleri!
Ona oğullardananalardan dilekler yeter
Yazın sarıkışın beyaz çiçekler yeter! Söyledi söyleyenler demin
Gel süngülü yiğit alkışlasınlar
Şimdi sen söyle söz senin.
Şehitler tepesi boş değil
Toprağını kahramanlar bekliyor! Ve bir bayrak dalgalanmak için;
Rüzğar bekliyor!
Destanı öksüz sükutu derin meçhul askerin;
Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye
Yattığı toprak belli
Tuttuğu bayrak belli
Kim demiş meçhul asker diye?...


Arif Nihat Asya


[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
AyumiyO
Yöneticiler
Yöneticiler
avatar

Uyarıları Uyarıları : UyarıYok
Ruh Halin Ruh Halin : agresif
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 997
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 05/03/10
Yaş Yaş : 22
Nerden Nerden : evden
Altın Paketi Altın Paketi : GoldBarPaketi
Ödülleri Ödülleri : ForumKupası

MesajKonu: Geri: Aziz Şehitlerimizin Anısına: Allah Türk'ü Korusun ve Yüceltsin!   Paz Tem. 04, 2010 7:56 pm

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
AyumiyO
Yöneticiler
Yöneticiler
avatar

Uyarıları Uyarıları : UyarıYok
Ruh Halin Ruh Halin : agresif
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 997
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 05/03/10
Yaş Yaş : 22
Nerden Nerden : evden
Altın Paketi Altın Paketi : GoldBarPaketi
Ödülleri Ödülleri : ForumKupası

MesajKonu: Askerden mektup..    Paz Tem. 04, 2010 7:58 pm

Sevgili Ailem

İlk önce hepinizi çok sevdiğimi söylemek istiyorum. Bu mektup ancak ben öldükten sonra sizin elinize geçecektir. Beni asla unutmayın. Hep kalbinizin bir köşesinde saklayın. Şunu asla unutmayın. Allah'ın verdiği canı Allah'tan başkası alamaz. Bu yüzden üzülmeyin. Yalnız size söylemek istediğim bir şey var. Ben Burcu’yu çok seviyordum ve bu sevgimi de mezara götürüyorum. Ben burda öldümse Allah yolunda, vatan namus ve millet yolunda öldüm. Benimle aslında gurur duyun ve gülün. Asla ağlamayın. Eğer ağlarsanız ben yattığım yerde rahat edemem. Dedeme de hepinizin selamını söylerim. Kendinize çok iyi bakın. Sizleri çok seviyorum. Hepinizi çok özledim. Oğlunuz. Yazacak başka bir şey bulamıyorum.

Serhat Gencer
Dz.P.Astsb.Çvş.

●●●●●●●●●●●●●●●●●●●●

Değerli Babacığım

Mektubuma başlarken, en derin sevgi ve saygılarımla selam eder, Yüce Mevla'mdan sağlığın ve mutluluğunun daim olmasını niyaz ederim. Ben şimdilik iyiyim, hamdolsun sağlığım yerinde. Pek huzur bozucu bir şey de yok. Henüz yakacak almadım. Sobamız da eskidi, yenisi alınacak. Şimdilik mali sebeplerden dolayı bu işler duruyor. Lojmanın büyük odasını senin gelmen için hazırlıyorum. Biraz masrafım oldu oraya. Babacığım burada tek başıma kendime bakamıyorum. Onun için çocukları gelmeleri için çağırdım. Herhalde ayın 15 nde seni ziyaret edip söylemişlerdir. Bugün için Selim’ e gelmeleri lazım Allah izin verirse. Zaten mektubu onları karşılamaya giderken atıyorum. Yazın Anam da "ben yalnız da dururum'' demişti. Ben de iyice sıkıldım burada, çağırdım gelsinler diye. Allah izin verirse 15 tatilinde geliriz. Gerçi biraz zor olur gelmemiz ama gelmeye çalışacağım.

Babacığım, bizim köyün öğretmen kontenjanı 5 kişilik oldu. Bu sene derslere girmeyeceğim, Yani müstakil müdür oldum. Ancak senede 20 günlük resmi iznim var. O bakımdan zor olacak. Ara tatilinde falan iznim olmayacak ancak ben almaya çalışacağım. Belki rapor filan ayarlarım. Gelmemiz bu bakımdan zor.

Sen hiçbir şeyi kafana takma. Çünkü düşünsen ya da düşünmesen eline bir şey geçmez. Her zaman, her şey Allah'ın takdiri üzerine olur. Bu başımıza gelen de Allah’ın isteğiydi. Canını hiç sıkma. Sayılı gün gelir geçer. İnan ki şu anda benim de senden bir farkım yok. Evden başka hiçbir yere adım attığım yok. Tek dostum televizyon, ona da baka baka usanıyor insan. Kendimi kitaplara veriyorum bende. Sen de vaktinin çoğunu okumaya ayır. Okudukça kendini daha ileri düşünceli, daha sakin ve daha iyi hissedersin. Çünkü bilginin durağı yok. İnsan her gün yeni şeyler öğrendikçe insandır. Yoksa bir bitki ya da bir taştan farkımız kalmaz.

Şimdilik hoşça kal.Sana ve arkadaşlarına selam eder ellerinizden hasretle öperim. Allah-ü Teala yardımcınız olsun.

Oğlun

Ali Karaoğlan

●●●●●●●●●●●●●●●●●●●●

Canım Anneciğim,

Herşeyimi ama herşeyimi sana borçluyum, hep sana hizmet etmeyi, yanımda kalmanı, sana hürmet etmeyi, güzel kokunu koklamayı arzuladım. Çok az kısmet oldu. Bu dünyada sana doyamadım. Anneciğim dünyayı sevemedim, tad da alamadım. Allah'ın emir ve rızasına aykırı herşey beni rahatsız etti. El hasıl dünya bana küstü bende ona.

Bilmiyorum ama zannediyorum senin dualarının bereketiyle ömrüm uzun olur. Eğer sen veya ben önce gidersek önce giden kucağını açıp beklesin. Elbette kavuşacağız. Saçından bende bir tutam var, onu yanımda taşıyorum. Ölürsem Allah'ın izniyle bu kahramanca olacaktır. Saçının telleri yanımda kalsın, sakın ağlama. Bilki göğsümde kur'an var.

Dudaklarım da, son olarak Allah'ı zikretdi. Gönlün müsterih olsun. İbadetlerimi zikirlerimi hep bağışladım, elimde birşey kalmadı Rabbimin huzuruna bomboş gidiyo- rum. Onun gufranının kuşatacağını umuyorum.

Sana başka ne yazayım evvel gidene selam olsun.

Oğlun Bedir

●●●●●●●●●●●●●●●●●●●●

Meliha ÇINAR'ın Mektubu

71635 yaka ve sicil numaralı şehit polis memuru Osman Çınar'ın eşi Meliha Çınar'ım.

1980 yılında eşim polis olmuştu. İlk görevini Yozgat'ın Yerköy ilçesinde başladı. Yerköy'de 8 yıl görev yaptı. 1988 yılında tayinimiz Van’a çıktı. Van'da 3 yıl görev yaptıktan sonra 6. ayın 11. nde 1991 de Konya ilinin Beyşehir ilçesine izine gelmiştik. 40 gün izinimizi kullandıktan sonra izin dönüşü Bingöl- Solhan Karayolunda P.K.K terör örgütü yolumuzu keserek kendimize ait arabadan beyimi indirdiler. O anda birçok araba durdurmuşlar, biz o olayın üstüne vardık. Beyim arabadan inerken bana siz arabadan inmeyin dedi. Bende 2 kızımla arabanın içinde 2 saat bekledik. Daha sonra eşim sağındaki ve solundaki teröristler ile yanıma gelip 1-2 dakika sonra "çocuklarıma iyi bak iyi sahip ol" dedi. Eşimin son sözü buydu. O anda beyimle aramızda 15-20 m. vardı. Teröristlerde bana çabuk in arabadan dediler. Bende sadece el çantamı elime alıp 2 çocuğumla arabadan indikten sonra arabamızı yaktılar. Beyimi şehit ettiler. O kalabalığın içinde bir polis ailesi daha varmış. Bizi o polis kardeşimiz, Solhan polis karakoluna kaçırdı. Orada 50-60 tane terörist vardı. O polis kardeşimizde o pislikleri işçiyim diye kandırmış.

Beyimin cenazesini Bingöl hastanesine götürdüler. O zaman ben 3 aylık hamileydim. O korkuyla, o ızdırapla birlikte ben rahatsızlandım. Beni polisler sağlık ocağına götürdüler. Doktorlar bebeğimi kaybetme tehlikesi var dediler. Bana orada bir iğne yaptılar. Daha sonra Malatya Devlet Hastanesine kadar cenazeyle birlikte geldik. Cenaze arabası hastanenin önünde beklerden bende hastanede kürtaj oldum. Ben o anda 1 şehit değil 2 şehit verdim. Ben Aponun etini değil kemiklerini dahi kül edeceğim. Bir de o haini elime bir geçirebilsem, o çocuk katili Apoya doktor hekim götürmemenizi rica ediyorum. Benim 8 yıldır çektiğimi Allah ile ben biliyorum. Ben 8 yıldır sinir hastası oldum. Apoya işkence çektirerek öldürmenizi rica ediyorum.

Meliha Çınar

●●●●●●●●●●●●●●●●●●●●

Saygıdeğer babacığım ve anneciğim.

Benim için üzülmeyin olur mu. Ben çok iyiyim. Buradaki rahatım da iyi. 2000 (İkibin) kişilik bir köydeyim. İlçeye çok yakın. Keçi deresinden Kumluca gibi. Köy gayet sakin, köyün ortasından bir çay akıyor. Çayın iki tarafında kavak tarlaları ve bahçeler var. Köy Arap köyüymüş. 4 tane şıh denilen bir adamlar var onlar sayesinde köyde pek olaylar olmuyormuş. Okulda 15 öğretmen varız. Bana birinci sınıfları verdiler. %2Çocukların bazıları Türkçe biliyor, bazıları hiç bilmiyor, sadece Arapça biliyor.

Okulun lojmanı yokmuş. Köyün içersinden bir ev tuttum. Bu mektubu da anca yazabildim. Eve taşınmadan önce bir öğretmen arkadaşın evinde kalıyordum. Eve eşya olarak 1 tane çekyat, 1 tane masa, 4 tane sandalye, 1 kilim aldım. Birkaç tane eksikliklerim var, onları da ilerde yavaş yavaş tamamlarım.

Babacığım aylığımı aldım ama hemen para gönderemedim. 6 milyon lira gönderiyorum. 1 milyon lirasını harçlık yaparsın. Televizyonda haberlerde söylüyorlar, öğretmenleri de öldürüyorlar. Siz benim için dua edin ben de biraz dikkatli olurum Allahın izniyle hiçbir şey olmaz inşallah. Keçideresine telefon edin diye Ankara'ya telefon etmiştim. Belki haber almışsınızdır. Bundan sonra da fırsat buldukça ben haber yollamaya çalışırım. Benden haber alamazsanız merak etmeyin olur mu. Devamlı mektup yazamam okunur belki. Devamlı telefon da edemem. Nizamettine mektup yazamıyorum. Ona yazın kusura bakmasın. İki üç ay sonra parası bitmeye başlayınca ben size gönderirim sizde ona gönderirsiniz.

Selamlara gelince beni soran herkese selamı var. rahatı da iyiymiş, aylığını alınca bize para gönderdi deyiverin. Sizlerinde hepinize ayrı ayrı selam eder, ellerinizden öperim. Haber, mektup alamazsanız merak etmeyin.

Oğlunuz Erol Ercan

●●●●●●●●●●●●●●●●●●●●

Canımdan çok sevdiğim anacağım ve babacığım,

Bu mektubu Nazimiye ilçesi Şehit Mehmet Jandarma Karakolundan yazıyorum. Nasılsınız iyimisiniz. inşallah yaramaz bir durum yoktur. Beni soracak olursanız çok şükür iyiyim. Tek sıkıntım varsa o da sizlersiniz. Hele telefon ettiğimde köyü çıkaramayınca daha çok canım sıkılıyor. Sevgili anacağım, biliyorsunuz tayinim çıktı. Gideceğim yer bile belli oldu. Yani buralarda son yirmi günüm. İnşallah yirmi gün sonra oradayım. Babam ne yapıyor%? Keşke yeni görev yerim olan Burdur'a gitse de oradan bir ev kiralasa. Düğünden önce mobilyaları bu eve yerleştirirsek düğünden sonra bize yük olmasın. Her neyse.

Anacağım, geçen ki telefon ettiğimde yünü yıkadığınızı söylemiştin. Fakat Fadik bacımla Hatun bacım köye daha gelmemişler sen bu yünleri kimlerle yıkadın? Niye kızlarını beklemedin? Manavgat'a telefon edip Fadik bacıma iyice bir fırça attım. Aynı gün İzmir'e de telefon edip Hatun bacıma da kızdım. Onlar da yarın çıkıyorlarmış. Yani öbürsügün köyde olacaklarmış. Bende onlara bu saatten sonra köye niye gidiyorsunuz? Düğün hazırlığına mı? yoksa tatile mi gidiyorsunuz dedim. Neyse anacığım, bunlarla kafanı şişirmeyim. Geçen gün Zühali aradığımda dört pencerelik tül perde eksikmiş. Alacakken Zuhali de götürün de o da beğensin olur mu? Haa, anacığım geçen oraya gittiğinizde başını açık görmüşsünüz ya? Onu söyledim kızdım. Artık sizin yanınızda başını örtecek. Anacığım, düğün kartını ağbim beğensin bastırsın. 40-50 tane de bana gönderin, arkadaşlarıma dağıtacağım. Gerçi gelemezler ama olsun.

Anacığım, günler geçtikçe içimdeki sızı daha da artmaktadır. Akşam yatağıma uzandığımda olsun, görevde iken olsun hep sizleri düşünüyorum. Bir hissim diyor ki yirmi gün sonra çifte bayram yaşıyacaksın. Bir hissim de diyor ki bütün bu mutlu günleri göremiyeceksin. İnşallah ikincisi olmazda hepinize sağ salim kavuşurum. Şimdilik Hoşçakalın.

Not: Anacığım, tayin iznim tam yirmi gün. Temmuzun 29-30'unda oradayım. Ağustosun ilk hafta sonunu düğün günü olarak belirleyin.

Resul Elhan

●●●●●●●●●●●●●●●●●●●●

Çukurca'nın dağlarından merhaba

Sevgili Anneciğim babacım nasılsınız iyimisiniz
iyi olmanızı yüce Allahtan dilerim. O pamuk ellerinizden öperim. Abimin ellerinden kardeşimin ve yeğenimin gözlerinden öperim.
Eğer beni soracak olursanız ben çok iyiyim. Az kalan günlerimizi saymakla uğraşıyorum ve ayakta kalmakla uğraşıyorum.
İki tane PKK denilen piçlerle uğraşıyoruz biliyorsunuz ama sonunda acı günlerimiz bitecek yeniden değişik bir hayata kavuşacağım ve yerden Türkyılmaz ailesi toplanacak. Annem senin yüzün her zaman gülecek. Annem bizi bu yaşa kadar çok büyük destekle yetiştirdin. Allah'ın izniyle bundan sonra dertler bitecek tatlı ve mutlu günler gelecek.
Artık şu Zafer gilde, gelsede biz kurtarsalar ama şuan da nöbet harici hiçbir işimiz yok. Kalk nöbet tut yat bu mektubu yazdığımda da maaşımı alıyoruz ve para sıkıntısı yine kalktı anam yine burada patron Sadık. Aynur nasıl iyi mi iyi olmasını cenabı Allahtan dilerim. Baban nasıl dedemgil nasıl iyilerdir inşallah Allah onları başımızdan eksik etmesin.
Anne artık bana ailemize yakışır gelinini hazırlamaya başla kara kaşlı kara gözlü olsun. Neyse canım güzel olsun kızmadın değil mi. Annem şafak çok yakın sizleri yine çok özledim.
Sizi seven asker oğlunuz.
Eski günler burnunda tütüyor Sadık’ın (Türkyılmaz). Çukurca'dan yazmıştı mektubunu; "Teskereyi alınca, Türkyılmaz ailesi yeniden toplanacak. Annem, senin yüzün yeniden gülecek. Bizi büyütene kadar neler çektin. Ama bundan sonra mutlu günler gelecek."
Mutlu günler umuduyla Sadık. Bir de dileği vardı anasından:
"Anne artık ailemize yakışır gelini kızını hazırlamaya başla. Kara kaşlı, kara gözlü olsun. Şaka bir yana şafak çok yakın. Beni bekleyin."

Sadık Türkyılmaz

●●●●●●●●●●●●●●●●●●●●

Merhaba Hayatım

Öncelikle senden özür dilemek istiyorum. İçtenlikle özür dilerim canım. Şu günler benim için çok zor. Bana hak vereceğin kanısındayım. Seninle sözlülük süremiz hemen hemen yılını bulacak. Ama ben seni göremiyorum. Seninle olamıyor, el ele gezip, gülüp eğlenemiyorum. İşin en kötü yanı da senden uzakta olmam ve elimden herhangi bir şeyin gelmeyişi. Telefonda konuşmak veya böyle mektup yazmak seni bilemiyorum ama beni tatmin etmiyor. Yetmiyor Zümriye bana yetmiyor. Son özellikle 2-3 aydır karşılıklı oturup, dertleşecek konuşacak, birşeyleri paylaşacak birisine ne kadar çok ihtiyaç duyduğumu anlatamam. Diyeceksin ki bana yaz veya telefonda söyle. Haklısın ama olmuyor. İşte gülüm olmuyor. Senden herhangi bir şeyi sakladığım gibi bir düşünceye kapılmanı istemiyorum. Çünkü senden saklayabileceğim ne olabilir ki? Yokta.

İkinci sebebe gelince seninde bildiğin gibi bizim ufaklık İsmail dağıtım oldu. Şimdi bu Cumartesi Hakkari-Çukurca'ya gidecek. Ona baştan yardım etmek istemedim. Sebebi ise insan kayırmanın, torpilin hep karşısındayımdır. Haksızlığa tahammül edemem. Ama şimdi düşündüğümde ise Allah göstermesin herhangi bir şey olması durumunda vicdan azabı çekeceğim. Belki bir telefon etmiş olsaydım acemi birliğinde (Hatay'da) bırakabilecektim.

Evet sevgilim. Bir erkeğin yapması ve de bir bayanın yapması gereken işler vardır. Şu an evi de düşünmeden yapamıyorum. Biliyorum Hüseyin onlar için elinden geleni yapıyor ama görmeyince içim rahat olmuyor. Seninde başını ağrıtıp, zamanını boş yere harcamayayım. Ama hayatım lütfen beni yanlış anlayıp, yanlış tanıma. Önümüzde uzun bir ömür var. Bana şu günlerde destek olmanı bekliyorum. Benim için öyle zannediyorum ki düğüne kadar geçecek zaman yaşadığım en zor ve geçmek bilmeyen günler olacak.

Mutlu günler ve sevgiler
Seni seviyorum.
Ahmet Çalışkan

Not: Zümriye senin mektup ile fotoğrafını hala alamadım.

●●●●●●●●●●●●●●●●●●●●

Sevgili Anneciğim,

Buraya geldikten ancak kırk gün sonra size bir iki satır şey yazabilmek için fırsatı askerliğini bitiren erlerin gidişinden yararlanarak yakaladım. Şu mektubu yazmak için kağıdı bile askerlerin koğuşundan aratarak zorla buldum. Burada yaşamak zor anne. İsterseniz birazcık size buralardan bahsedeyim.

Burası Şırnak'tan 20-25 km. uzaklıkta doğusunda Cudi dağı, batısında Gabardağı, güney de ise Giraf diye dağların bulunduğu 60-70 hanelik bir köy. Köyün hemen girişinde bulunan bölüğümüzde betondan sadece bizim kaldığımız iki gözlü bir ev yanında bulunan bir haber merkezi var. Bölükte askerlerin kaldığı yer tam bir ahır görüntüsünde. Şu anda ikmallerimize araçların gelebildiği yere kadar gidip, tahminen 10 km kadar yokuş bir yolla sırtımızda taşıyarak yapıyoruz. Burda herşeyimizi kendimiz yapmak zorundayız. Aksi halde aç veya odunsuz kalıp soğuktan donabiliriz. Bir aydır kesik olan elektriğimiz iki gün evvel geldi. Bir şeyin yokluğu olmayınca varlığından bir şey anlamıyormuşuz. O altmış hanelik köyün görüntüsü elektrik gelince bize kocaman bir kent gibi gelmişti. Kısacası burada herşeyin yokluğunu çekiyoruz ama en çok sizlerin ve sevdiklerimizin. Bu yıl kar burada çok fazla yağdı. Köylüler 30 yıldır böyle kar görmediklerini söylüyorlar. Bir hafta devamlı yağan kardan sonra birde terörist peşinde dolaşmak bize hem doğayla hemde teröristle uğraşmak zorunda bırakıyor. Bir görev en az beş gün sürüyor, dağlarda, karla soğukla, teröristlerle ve korkuyla mücadele etmek zor gerçekten çok zor. Fakat her şeye rağmen yaşamak için bunları yapmak zorundayım. Burda benimle birlikte 20 tane askerin sorumlusuyum. Onların hem komutanı hem annesi, babası hemde arkadaşı olmak zorundayım. Bazen üç gün uyumadığım zamanlar oluyor. Burda uyumakla ölmek arasında pek fazla fark yok. Daima uyanık olup hem etrafı hem nöbetteki askerleri kontrol etmek zorundayım. Bir anlık gaflet hepimizin sonu olabilir.

Köylülerin çoğu terörist fakat onlarda hem bizlere hem teröristlere yardım etmek zorunda kalıyorlar. Köylüler iki mt karda bir yere gidemedikleri için önce bizim gidip gelip yolları açmamızı bekliyorlar. Ne sağlık ocağı, ne okul nede köylülerle uğraşacak bizden başka bir kurum var. İster istemez bizimle iyi geçiniyorlar. Geçen gün yine bir köye gitmiştik. İki gün sonra köyün muhtarı yanımıza gelerek bir kadının çok kötü doğum sancıları çektiğini ilk doğumu olduğunu, bir türlü doğum yapamadığını söyledi. O anda bir insan hayatının benim ellerimde olduğunu düşündüm. Köyün yolu kardan kapalı ve kadının yetiştirilmesine imkan yoktu. Zaten kadın geceden beri sancı çekiyormuş. Köylü gece çıkamadığı için gelememiş, gece gördüğümüz herkese terörist muamelesi yapıyoruz. Yapabileceğin tek şey tabur komutanını arayarak helikopter istemekti. Fakat helikopter bizim için bile gelmiyordu nerde kalmış bir köylü için. ama yine de tüm içtenliğimle ve ısrarla helikopter istedim. Köylüyü toplayıp köyün ortasında helikopterin inmesi için iki mt kalındığındaki karı açtırdım. Bütün köylü ve ben büyük gayret gösterdik. Artık her şey helikopterin gelmesine kalmıştı. Sıkıntılı bekleyişler ve birçok ricadan sonra nihayet helikopter geldi. Kadını gönderdik. Artık benim yapabileceğim hiçbir şey kalmamıştı. O kadına dua etmekten başka bir şey yapamazdım.

Köylünün benim elimi sıkıştan ve bana ettikleri dualar belkide sizin yaptı%Dğınız dualar kadar vardır. İşte günler burada her şeyi yaşayarak geçiyor. Gündüz elini sıkan köylü akşamları dağa çıkıp üzerime ateş yağdırabilirler. Akşam olunca her şey bitiyor burda. Sadece bekleme başlıyor ta ki bir kaleşnikof un bu sessizliği bozmasına kadar. İşte o zaman insanın aklına hiçbir şey gelmiyor, karşındakileri caydırıp seni yok etmesine izin vermeden bildiğim tüm askerlik kavramlarını uyguluyorum. Yaşamakta ölmekte tuhaf buralarda. Buralara nasıl düştüm? Suçum neydi? Bilmiyorum ama her şeye rağmen başa gelen çekilir diyorum. Her gün ağarmasında acaba batan günü görebilecekmiyim? diyorum. Ne yaşayacağım ne de öleceğim belli herşey olabilir ama buradan sağ salim dönmek ve sizlerle tekrar kavuşmanın özlemiyle yaşamaya daha kuvvetli sarılıyorum.

Sizleri çok seven oğlunuz
Komando Astğm.
Ömer Zeki Varan

Bilinmelidir ki ;

Şehitler ölmez! Vatan bölünmez!

VATAN diyerek toprağa düşen tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz!

Allah Türk'ü Korusun ve Yüceltsin!


[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
AyumiyO
Yöneticiler
Yöneticiler
avatar

Uyarıları Uyarıları : UyarıYok
Ruh Halin Ruh Halin : agresif
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 997
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 05/03/10
Yaş Yaş : 22
Nerden Nerden : evden
Altın Paketi Altın Paketi : GoldBarPaketi
Ödülleri Ödülleri : ForumKupası

MesajKonu: Geri: Aziz Şehitlerimizin Anısına: Allah Türk'ü Korusun ve Yüceltsin!   Paz Tem. 04, 2010 8:00 pm

Şehitlerime.........



Sekiz yaşında bir şehit çocuğunun haykırışları......;


Yine seni özledim. Yine aklım karıştı baba... Özlem aklı karıştırır mı? Bunu öğretmemiştin bana.
Bugün benim doğum günüm.Şimdi sekiz yaşımdayım.Büyüdüm erkek oldum ama hala anlamıyorum sen neden yoksun baba.Önlük bana çok yakıştı. Senin hep görmek istediğin gibi pırıl pırıl bir öğrenci oldum ama sen göremedin, üzgünüm çok üzgünüm baba...
Karlı bir kış günüydü. Seni bir tabutun içine koymuşlardı. Yine çok yakışıklıydın. Derin bir uykuya dalmıştın. Çağırdım defalarca seslendim sana,cevap vermedin küstüm sonra. Hani söz vermiştin. Kartopu oynayacaktık ilk kar yağdığında.



Hava çok soğuktu ama babannem ağlarken "oooyyy ciğerim yanıyor" diyordu.


İnsanın ciğeri nasıl yanar baba?




Çok büyük bir kalabalık vardı. Herkes ama herkes ağlıyordu.
Hep bir ağızdan "ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ" diyorlardı.
Sen şehitsen ölmüş olamazsın.


Ölmediysen nerdesin baba?


Kocaman bir Türk bayrağına sarmışlardı tabutunu. Sen onu hep göklerde görmek isterdin. "Kutsal sevdam bayrağım" derdin ya hani. Nedense biraz da kıskanırdım o zaman seni. Affet baba. Peki neden anlamıyorum hala.

Şimdi sen öldün mü? O zaman vatan bölündü mü?

Çok karıştı aklım baba. Vatanı kim bölmek ister ki. Bu büyük günah değil mi?
Dedem anlatırdı ya hep "benim dedem Çanakkale'de şehit oldu vatanı kurtarmak için" derdi ya... O zaman büyük büyük dedem yok yere mi öldü? Neden tekrar vatanı bölmek istiyorlar baba?
Hani okula gidince her şeyi öğrenecektim. Bunları neden öğretmiyorlar baba?
Bildiğim tek şey var.
O da sen yoksun yanımda.
Annem çok özlüyor seni biliyorum. Babanla gurur duyuyorum diyor. İnsan gurur duyunca ağlar mı? Özleme alışır mı baba?


Peki, gurur senin yerine kardeşimi koklar mı? Beni maça götürür mü acaba?


Biliyor musun baba,benim ciğerim yanmıyor, elledim sıcak değildi fazla. Hem duman da çıkmıyor. Ama içimde bir yer var. Seni her düşündüğümde orası çok acıyor, sızlıyor, sanki kopacakmış gibi oluyor. Sanki birileri devamlı kalbimi sıkıyor. Galiba sen yokken hep hasta oluyorum baba.

Bu acı nasıl diner? Ellerin ellerimi nerde bekler? Koşabilmek için seninle yollar bizi nasıl özler? Vatanı hangi canavar böler? Onlara senden başka kim dur der?

Gel de anlat bana. Anlat,öğret ki bende şehit olayım baba...


[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
AyumiyO
Yöneticiler
Yöneticiler
avatar

Uyarıları Uyarıları : UyarıYok
Ruh Halin Ruh Halin : agresif
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 997
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 05/03/10
Yaş Yaş : 22
Nerden Nerden : evden
Altın Paketi Altın Paketi : GoldBarPaketi
Ödülleri Ödülleri : ForumKupası

MesajKonu: Geri: Aziz Şehitlerimizin Anısına: Allah Türk'ü Korusun ve Yüceltsin!   Paz Tem. 04, 2010 8:01 pm

Türk Askerinin Şerefini Nasıl Koruduğunun Kanıtı
Türk ordusu Kütahya-Eskişehir savaşalrına hazırlıklar yaptığı sıralarda geçen bir olay
İstanbul Hükümetinin harbiye nazırı Ziya Paşa her zamanki yumuşaklığı ile ''Beyler...'' dedi ''ingilizlere kafa tutamayız.adamların hiç şakası yok.daha geçen gün bir bahane icat ederek izmit i tekrar işgal ediverdiler.''
Sarı atlas döşeli büyük oda,nezaretin ileri gelen subayları ile doluydu.hürriyet ve itlaf partisinin birkaç gerici subay dışında hepsi,Anadolu'ya geçmeye çoktan hazır,Ankara'nın İstanbul'da kalmalarını gerekli gördüğü namuslu askerlerdi.kapı açıldı,kapının boşluğu içinde yaver göründü:
-Emrettiğiniz yüzbaşı geldi efendim
-içeri al
Nazır subaylara bilgi verdi
-Az önce sözünü ettiğim talihsiz olayın faili
Yüzbaşı bekletmeden içeri girdi,kaygılı bakışlarla kendisini izleyen subayların arasından hızla geçerek nazırın masası önünde durdu,selam verdi:
-Yüzbaşı Faruk,İstanbul.beni emretmişsiniz
Nazır önündeki bir yazıya bakarak yumuşak bir sesle ''Oğlum,dün akşam Beyoğlu'nda,İngiliz İnzibat subayı teğmen Miller'i selamlamamışsın.doğru mu?'
-evet efendim doğru
Nazır,dürüst subaya babacancaol gösterdi:
-herhalde görmediğin için selamlamadın değil mi çocuğum?
-hayır efendim gördüm
Nazırın canı sıkıldı
-niye selamlamadın öyleyse?selamlamanız için emir verilmişti
-rütbesi benden küçük olduğu için selamlamadım paşam.askerlik töresi gereğince onun beni selamlaması gerkmez miydi?
Ziya Paşa derin bir kederle ellerini açtı:
-askerlik töresi mi kaldı a yavrum.adamlar galibiyet haklarını kullanıyorlar.ingiliz komutanlığı vbu sabah olayı protesto etti.mesele çıkarılacak zaman değil,hemen şu müzevir teğmeni bul da özür dile,olayı kapatalım
Başıyla çıkmasına izin verdi.Ama yüzbaşı yerinde kıpırdamadı:
-paşam bir de beni dinlemenizi rica ediyorum
Nazır bıkkınlıkla ''söyle bakalım '' dedi
-balkan savaşında teğmendim,Çanakkale'de üsteğmen,suriye cephesinde yüzbaşı oldum.ben bu rütbeleri tek başıma savaşarak almadım.her rütbemde binlerce şehitin ve gzinin hakkı var.onların hakkını korumak namus borcumdur.beni affedin özür dileyemem
Harbiye nazırı bozuldu:
-anlamadın galiba,harbiye nazırı olarak sana emrediyorum
Yüzbaşı sukunetle ''anladım efendim'' dedi,apoletlerini bir hamlde söküp nazırn masasına bıraktı:
-artık emrinizi dinlemek zorunda değilim
Selam vermeden dönüp kapıya yürüdü.Oturan subayların,İstanbul'u tutan birkaçı dışında,hepsi saygıyla ayağa fırladı.Hepsinin rütbesi yüzbaşından büyüktü.
Gözleri dolarak,yüzbaşıya selam durdular..


[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
AyumiyO
Yöneticiler
Yöneticiler
avatar

Uyarıları Uyarıları : UyarıYok
Ruh Halin Ruh Halin : agresif
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 997
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 05/03/10
Yaş Yaş : 22
Nerden Nerden : evden
Altın Paketi Altın Paketi : GoldBarPaketi
Ödülleri Ödülleri : ForumKupası

MesajKonu: Geri: Aziz Şehitlerimizin Anısına: Allah Türk'ü Korusun ve Yüceltsin!   Paz Tem. 04, 2010 8:01 pm

Yaralı halde saatlerce PKK’lılarla çatışan Jandarma Komando astsubay Onur Bakbak

ŞIRNAK’ın Silopi İlçesi kırsal kesiminde PKK’lı teröristlerle bir hafta önce çıkan çatışmada şehit olan 27 yaşındaki Jandarma Komando Astsubay Onur Bakbak’ın emrindeki askerler ile ateş altında kalan aralarında çocukların da bulunduğu köylülerin can güvenliğini sağlamak için yaralı olarak saatlerce teröristlerle çatıştığı ortaya çıktı.
Bu vatan sana minnettar
Çatışma sırasında bölgede bulunan köylüler kendilerine korumak için askerlerin yanına gittiklerini anlatarak, “Astsubay Bakbak, bacağından yaralanmış ve çatışmaya devam ediyordu. Askerlere, ‘Kendi güvenliğinizi ve köylülerin güvenliğini sağlayın’ emir verdi. Bizi güvenli bölgeye alıp çatışmaya devam etti. Daha sonra şehit olduğunu öğrendik” dedi.
Silopi’de Cudi Dağ eteklerinde bulunan ve daha önce boşaltılan Esenli ile Derebaşı köyleri arasında devriye görevi yürüten güvenlik güçleri, 13 Temmuz 2008 akşam saatlerinde Jandarma Komando Astsubay Onur Bakbak, komutasındaki timiyle devriye görevi yürütürken bir grup PKK’lı terörist ile karşılaşıldı. Askerlerin, ‘teslim ol’ uyarısına PKK’lıların ateşle karşılık vermesi üzerini, açılan ilk ateşte Astsubay Bakbak ayağından yaralandı. Güvenlik güçlerinin karşılık vermesiyle şiddetli çatışmalar yaşanırken, daha önce boşaltılan Esenli ile Derebaşı köylerine tarlalarını sulamak ve hayvanlarını otlatmak için bulunan köylülerde ateş altında kalıp, kendilerini korumak için askerlerin bulunduğu bölgeye gittiler.
Köylüler, daha sonra yaşadıklarını şöyle anlattı: “Yanımızda çocuklarımızla birlikte köyde hayvan otlatıp , bahçelerimizi sularken, gelen askerler bizimle bir süre sohbet ettikten sonra yanımızdan ayrılıp gittiler. Yaklaşık 15-20 dakika sonra askerlerin gittiği yönden silah sesleri gelmeye başladı.
Kurşunlar üzerimizden geçerken bizde kendimizi korumak için çocuklarımızı da alarak askerlerin bulunduğu yere gittik. Köyde siper alan askerler PKK’lılarla çatışıyordu. O sırada Astsubay Onur Bakbak’ın ayağından yaralı olduğunu gördük. Yaralı halde çatışmaya devam ediyordu. Bizi görünce emrindeki askerlere, ‘Kendinizi güvenliğiniz ile köylülerin güvenliğini sağlayın’ diye emir verdi. Bize de kendinize dikkat edin, çocuklarınızı koruyun” dedi. Biz daha sonra güvenli bir bölgeye geçtik. Astsubay yaralı halde çatışmaya devam ediyordu. Daha sonra onun şehit olduğunu öğrendik. O hem bizi hem de emrindeki askerleri korumak için yaralı halde çatıştı. Şehit olduğunu öğrendiğimizde çok üzüldük”
Yaralı halde saatlerce PKK’lılarla çatışan Jandarma Komando astsubay Onur Bakbak, sıcak temasın ilerleyen saatlerinde emrindeki askerlerden Jandarma Komando Er Murat Uzun ile şehit oldu. Şehit Bakbak, memleketi Çorum’da, er Murat Uzun ise Samsun’un Ondokuzmayıs İlçesi’nde toprağa verilmişti


[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
corpse_bride
Üye
Üye
avatar

Uyarıları Uyarıları : 1.Uyarısı
Ruh Halin Ruh Halin : küstah
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 1001
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 13/03/10
Yaş Yaş : 22
Nerden Nerden : Türkiye*den
Altın Paketi Altın Paketi : PaketYok
Ödülleri Ödülleri : EnKatılımcıÜye

MesajKonu: Geri: Aziz Şehitlerimizin Anısına: Allah Türk'ü Korusun ve Yüceltsin!   Paz Tem. 04, 2010 10:22 pm

geçenlerde Suriye sınırında 400 tne pkk lı yakalndııı
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
AyumiyO
Yöneticiler
Yöneticiler
avatar

Uyarıları Uyarıları : UyarıYok
Ruh Halin Ruh Halin : agresif
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 997
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 05/03/10
Yaş Yaş : 22
Nerden Nerden : evden
Altın Paketi Altın Paketi : GoldBarPaketi
Ödülleri Ödülleri : ForumKupası

MesajKonu: Geri: Aziz Şehitlerimizin Anısına: Allah Türk'ü Korusun ve Yüceltsin!   Salı Tem. 06, 2010 5:50 pm

bnm abimde ağrıda askerdi 6 ay öncee çokk kötüü yaa arkadaşları falan çatışmada öldüü
çokk köötü insannların moralii falan bitioo


[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Admin™
Yöneticiler
Yöneticiler
avatar

Uyarıları Uyarıları : UyarıYok
Ruh Halin Ruh Halin : sinirli
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 3479
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 02/03/10
Yaş Yaş : 22
Nerden Nerden : Dünyadan
Altın Paketi Altın Paketi : GoldBarPaketi
Ödülleri Ödülleri : ForumKupası

MesajKonu: Geri: Aziz Şehitlerimizin Anısına: Allah Türk'ü Korusun ve Yüceltsin!   Salı Tem. 06, 2010 11:09 pm

Allah Türk Askerini Korusun, Güçlendirsin.



[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]---[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://enemy-one.yetkinforum.com
 
Aziz Şehitlerimizin Anısına: Allah Türk'ü Korusun ve Yüceltsin!
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Enemy One Online Forum Komunitesi :: Ortak Paylaşım-
Buraya geçin: