Enemy One Online Forum Komunitesi

HOŞGELDİN ZİYARETÇİ, SENDE ENEMY*ONE FORUMUN KEYFİNE VARMAK İSTİYORSAN ÜYE OL VE ARAMIZA KATIL


...E*O Forum...
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Deus Ex Human Revolution

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin™
Yöneticiler
Yöneticiler
avatar

Uyarıları Uyarıları : UyarıYok
Ruh Halin Ruh Halin : sinirli
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 3479
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 02/03/10
Yaş Yaş : 22
Nerden Nerden : Dünyadan
Altın Paketi Altın Paketi : GoldBarPaketi
Ödülleri Ödülleri : ForumKupası

MesajKonu: Deus Ex Human Revolution   Ptsi Tem. 26, 2010 4:11 pm

Deus Ex deyince gözler nostaljinin yoğun nemi altında buğulanır, 2000
yılındaki RPG öğeleriyle melezlenmiş o harikulade FPS akla gelir.
Oyundaki eylemlerimizin gerçekten bir şeyleri etkilediği görülünce
sevinilir, Diablo gibi yetenek puanları kazanıldıkça oyuncu tok tutulur.
FPS’lerden beklenmeyen “Elder Scrolls”vari karakter etkileşimleriyle
yalnızlık hissi alınır, yerine binaları hack’lemek tarzı aksiyonlarla
yeşeren bitki gibi canlılık katılır. Böylesine mihenk taşı olarak tarihe
geçmiş bir oyunun yeni çıkacaksa hazırlanılır, sabit diskte yeri
açılır. Çıkınca da alınır oynanır, oynamayanın kafasına gürgen kürekle
iz bırakmak vasıtasıyla yamulana kadar vurulur.
Gerçekten de ne oyundu… Güzeldi yahu. Çok cesur bir adımdı ve
tutmayabilirdi. Fazlasıyla deneysel ve yenilikçi bir hareketti, övgüleri
de fazlasıyla hak ediyordu. Önceden hazırlanmış bir kitabı okur gibi
hissettiren çizgisel oyun yapısı yerine Clint Eastwood gibi kendi
filmini çeken aktör gibi hissettirmişti bize. Bu konuda kendimi şanslı
görüyorum, çünkü oyunların “sadece grafiğim iyi olsa da, satmam için
yeter” zamanlarında değil, bir şeyleri değiştirmeye çabaladığı
zamanlarda da oynadım. Bir oyun güzel olmak için gözlerimizden çok
beynimize, parmaklarımızdan çok kalbimize etki etmeliydi. Bunun içindir
ki “Sanitarium ne oyundu, öylesi gelmez” diyoruz. Nitekim Deus Ex ilk
oyunuyla yakaladığı başarının baskısından mıdır, yoksa
şanssızlık/beceriksizlik alaşımından mıdır bilinmez, ikinci oyunuyla
benim gözümde başarılı olamadı. Ama Allah’ın hakkı üçtür dedi, inatla
geliyor tekrar boy göstermeye Deus Ex: Human Revolution. Siz de benim
gibi en az 10 senedir oyun oynuyorsanız, ne demek istediğimi
anlamışsınızdır.
10 sene önce ‘yıkılan duvar’ yapmak? İyiymiş
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
İlk iyi haber şu: Üçüncü oyun serinin diğer oyunlarının öncesini,
arka plan hikayesini konu alacak. Bana kalırsa bu çok stratejik ve doğru
bir hareket, çünkü ilk şaheseri oynamamış olanlar “Senaryoyu
anlayamayacağım” korkusuyla oynamamazlık etmeyecekler ve serinin kemik
oyuncularının yanında yeni nesil oyuncular da yelpazeye dahil olacak.
Yine de henüz denememişler için 2000 yılındaki ilk yapımı oynamak,
grafiklerle sorunu olmayanlar oyunculara hala iyi bir seçenek.
Deus Ex roman gibiydi, karakter bolluğu had safhadaydı, senaryo
düğümleri ve ters köşeleriyle kafamızda kırk tilki gezdiriyordu ve
seçeneklerimizin bolluğu bu oyunu eksiksiz bir başyapıt haline
getirmişti. Kendisinden bir sene önce çıkmış Half Life’ın bile muhteşem
artılarının yanında çizgisel oyun yapısı olurken, Deus Ex’in attığı adım
şapka çıkarılması gereken bir hamleydi. Zaman 10 yıl sonrası, 2010.
Görüntüler göze çok hoş geliyor, nitekim 2010 sonrası oyunlar için artık
kötü grafiğin telafisi yok. İyi grafik gibi gerek ve yeter koşulların
sağlandığı oyunda, farkı ne yaratacak derseniz cevap “seçimler”
olacaktır.
Bu kez ne var menüde, yine hastalık mı yayılıyor tüm dünyaya?
İlk oyundaki kahramanımız Denton yerini Adam Jensen’a; Detroit
merkezli sibernetik modifikasyon çalışmaları yürüten büyük bir şirketin
güvenlik uzmanına bırakıyor. Zaman ilk oyundan çeyrek yüzyıl kadar
öncesi, 2027 yılı. Nanoteknoloji henüz tam olarak geliştirilmiş değil.
Bunun yerine insanlar savaş güçlerini ve sezgi/algılama yeteneklerini
kendilerine taktıkları mekanik eklentilerle sağlıyor. Bunun sonucu halk
içinde doğal olarak huzursuzluk baş gösteriyor ve insanlığın yabancı
maddelerle bozulması fikrinin negatif etkileri çok hızlı bir şekilde
sokaklara dökülen protestocu sivil kalabalığı oluşturuyor. Nabız yüksek,
kaos dünyaya hakim. Teknolojideki gelişmeler askerleri, atletleri,
ajanları güçlendirmede çok ileri gitmiş durumda ve doğanın dengesini
bozmaya yönelik. İnsanlar; tüm dünyada tartışmalara yol açan bu “canlı
modifiyesi” uygulamasına ve bu teknolojileri pazarlayarak hayal
edilemeyecek miktarda para kazanan şirketlere karşı isyan bayrağını
çekmiş.
Deus Ex’teki gibi orijinale bağlı kalınarak çizilen oyun mantığı,
komploların daraltan yol ayrımları ve kime güveneceğimize karar
veremediğimiz kalleş bir dünya yaratıyor. Bir yandan insanlarla konuşup
bilgi almaya çalışırken, sürekli arkanızda bir gözünüz; beyninizde de
“ya öyle değilse” başlıklı konuları işleyen bir sektörünüz olmak zorunda
hayatta kalmanız için.
Kelebek etkisi? Değil. Bunun adı, “Blade Runner” etkisi
Önceden de belirttiğimiz üzere, oyunun hikaye kurgusu ve karakterler
en çok üzerine düşülen kısmı, tıpkı bir roman gibi. Öyle ki üç farklı
yazardan oluşan kadro senaryo üzerinde çalışıyor ve
kontrol/düzeltme/geliştirme gibi yardımlarda bulunan Sheldon Pacotti
(ilk oyunun hikayesini yazan şahıs) ve James Swallow gibi ustalar da
deneyimleri ve katkılarıyla projeye destek oluyor. Bu kadar usta bir
kadrodan derin olduğu ölçüde komplike ve yanar döner bir kurgu beklemek,
çok şey istemek olmasa gerek.
Şimdilik açıklandığı kadarıyla, oyunun geçeceği şehirler gelecek
zamandaki öngörülen halleri göz önüne alınarak tasarlanmış Shanghai,
Detroit, Montreal ve Philadelphia. Tabii önümüzde 1 sene olduğu
düşünülürse, bunlara senaryonun bağlanışı açısından sürprizi bozmak
istemeyen yapımcılar tarafından eklemeler olabilir.
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Oynanış nasıl oynanış?
DE: HR oynanış dinamiklerinde de doğru yolda gibi gözüküyor. Tutan
özellikler korunmuş ve geliştirilmiş, eskiyen kavramlar yenilenmiş,
eksikler tamamlanmış ve yanlışlar düzeltilmiş. Örnek vermek gerekirse bu
kadar etkileşim üzerine kurulu bir oyunda ne olmalı? Kullanışlı ve
nitelikli bir konuşma sistemi. Yeni sistem, tıpkı Adventure’lardaki gibi
söylenilebilecek cümleler arasından seçim yapmak kaydıyla konuşma ve
bunun karşılığında farklı tepkiler görerek farklı bilgilerin yolunu açma
üzerine. Bir bakıma Elder Scrolls: Oblivion oynar gibi. Buna ek olarak,
iki farklı NPC’nin kendi arasındaki konuşmalara kulak misafiri
olunması, oyunun sonunu etkileyebilecek önemde bilgilerin ele
geçirilmesini ve bunları kullanarak yeni seçeneklerin doğmasını da
sağlıyor. Etkileşimdeki gelişmenin bir diğer türü ise şifre kırma
sistemine getirilmiş. Artık bir bilgisayarı veya cihazı hack’lerken yeni
bir pencere açılıp simülasyon gibi kullanılmayacak. Hayır. Artık bir
yandan hack’e kafa patlatıp uğraşırken, diğer yandan gelen giden var mı
diye bakacağız, diken üstünde. Eee, bu oyunda dövüş yok mu, her şeyi
konuşarak ve şifre kırarak mı hallediyoruz?
Tabii ki arada bir de dövüşerek hallediyoruz!!! Yine de unutmayın, bu
oyun laf olsun diye RPG içermiyor. Yapımcıların söylediğine göre
istersek, boss kapışmaları dışında oyunu bir kişiyi bile öldürmeden
bitirebiliyormuşuz. RPG öğeleri çarpışma tarzımızı da direk olarak
etkiliyor. Oyundaki yetenek puanları eninde sonunda tüm özelliklerinizi
tavana dayayacak kadar değil, o yüzden kendimize bir yol çizmemiz ve
sevdiğimiz şekilde oynayabilecek şekilde karakterimizi şekillendirmemiz
gerekiyor. Seviye atladıkça verdiğimiz özellikler doğrultusunda
güçleniyor karakterimiz. Sessizliği ve gölgeleri benimseyen sinsi bir
yılan, her engeli zekasıyla çözerek aşan mucit tipli sosyopat veya
hareket eden her şeye sıkan Rambo olabiliyoruz. Tabii ki kendi
özelliklerimiz yanı sıra silah seçimlerimiz de gündeme geliyor ve oyun
ilerledikçe hangi silahların üzerine daha çok düştüğümüz, hangisini daha
çok iyi kullanabildiğimiz ve hangisini daha çok güçlendirdiğimiz
çatışmalarımızın şekillenmesinde hayati önem taşıyor.
Bu mumyanın tozu üflenmeli
Serinin 3. oyunu DE:HR piyasanın yeni yetmelerinden olan Eidos
Montreal stüdyosu tarafından geliştiriliyor (İlk oyunun tasarımcısı ve
yapımcısı olan Ion Storm ise söz konusu değil tabii ki). 2007’den beri
üç yıllık bir periyodun ardından bayağı bir yol kat etmiş, lakin çıkış
tarihi olarak bize verilen bilgi 2011’in İlkbahar dönemi.
Oyun PC, Xbox360 ve PS3 platformları için çıkacak. Bununla birlikte
henüz oyunu rahat oynamak için önerilen sistem gereksinimleri
duyurulmadı. Videolara ve çekilmiş oyun görüntülerine bakılırsa Crysis2
kadar olmayacağı kesin gibi, ama yine de güçlü bir sistem isteyeceği
aşina. Olsun, oyunun çıkmasına daha 1 sene olduğu düşünülürse,
sistemimizi yükseltmek için yeterince vaktimiz olacak.
Dediğim gibi, daha bir sene var önümüzde ve demoda gördüklerimiz,
2011 de elimize geçecek olan şeyin aynısı demek değil. Yine de bu bir
tutam çatışma görüntüsünden ve sosyal etkileşimden anladığım kadarıyla
bu oyun harika olacak. Bir çok site oyun hakkında bilgi vermek ve
incelemek yerine videoda ne gördüyse onu yorumlamış, ama ben laf
kalabalığıyla kafanızı yormak istemedim. İlgiliyseniz, elle tutulur
kaynaklarımızdan olan yakın zamanda yayımlanmış 30 dakikalık oyun içi
videosuna göz atmayı unutmayın. Bahsettiklerimin ete kemiğe bürünmüş
haline bakın. Ağzınızın suyu akacak.
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Yeni oyun harbi bir yapım olacak,” dostlar alış verişte görsün” gazıyla
yapılan o eski fanları memnun etme oyunlarından, sosyal baskıyla ortaya
çıkan paçavra devam oyunlarından olmayacak. Ya olursa? Olmaz olmaz,
olumlu düşünün. Bekleyip göreceğiz.


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]---[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://enemy-one.yetkinforum.com
 
Deus Ex Human Revolution
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Enemy One Online Forum Komunitesi :: Oyun Haberleri-
Buraya geçin: